UYUŞTURUCU TİCARETİNİN ENDOPLAZMİK RETİKULUMLARI
UYUŞTURUCU TİCARETİNİN ENDOPLAZMİK RETİKULUMLARI
0 Yorum
34637
10-01-2023

Uyuşturucu ticareti sadece satın alma ya da satma fiilleri değil, aynı zamanda taşıma ve depolama fiillerini de kapsamaktadır.

Uyuşturucu ticaretinin bir zincir olduğu ve bu zincirin her halkasının uyuşturucu ticareti başlığı altında cezalandırılması gayet yerinde ve olağan bir ceza hukuku sistematiği uygulamasıdır. Üreten, yetiştiren, nakleden, depolayan, satan, satışa arz eden, satmaya aracılık eden hatta satış fiyatını dahi belirlemek için girişimde bulunanların dahi cezalandırılması, uyuşturucu ticareti ile mücadeleyi en doğru şekilde etkin kılmak için önemlidir.

Bu fiiller içerisinde taşıma ve depolama fiilleri, diğer hususlar gibi bazı kafa karışıklıklarına neden olmaktadır. Hangi fiiller depolama ya da sevk etme/taşıma suçlarına vücut verir, bu konuda bazı sorunlar uygulamada görülmektedir.

Uyuşturucuyu alıp da bu alma durumunda yakalanmayan fail, aldığı uyuşturucuları evde veya başka bir yerde tutarsa, depolama fiiline vücut vermiş midir? Aldığı uyuşturucunun bir kısmını içmek için eve giderken yakalanan kişi, uyuşturucuyu taşımaktan ceza alır mı?

Her ne fiil olursa olsun, fail uyuşturucu ticareti yapmak ya da yapılan uyuşturucu ticaretinin bir aşamasında ister sevk eden ister depolayan olarak yer alıyorsa, cezalandırılır. Ama eğer fail, içmek için aldığı uyuşturucuyu sevk ediyor veya depo ediyorsa, yani uyuşturucu ticaretinin son halkası olan “içmek için alıcı” ise, “uyuşturucu ticareti” suçundan cezalandırılmayacaktır.

İşte burada karşımıza bir sorun çıkmaktadır: Failin içmek için mi yoksa ticaret için mi uyuşturucuyu sevk ettiği/taşıdığı veya depoladığını nasıl anlayacağız? Hiçbir fail, “ben uyuşturucu ticareti yapıyorum” demez ve bunu demesi de beklenemez. O zaman ne yapacağız?

Yargıtay ve öğreti bu konuda belli başlı kriterler koymuştur. Örneğin; eğer uyuşturucuyu sevk eden ya da depo eden failin kan veya idrar örneğinde, uyuşturucuya rastlanmaz ise yani fail içici değil ise, sevk edilen ya da depolanan uyuşturucunun “ticaret” amacıyla elde tutulduğu rahatlıkla tespit edilebilir. Tabi her zaman durum bu kadar açık değildir.

Yine yüksek mahkeme kararlarında ve öğretide, ele geçirilen uyuşturucu miktarının yıllık kullanım miktarını ya da belli bir miktarı geçip geçmemesine, uyuşturucunun bulunuş şekline (paketlenmiş veya tek parça halinde bulunmasına), uyuşturucu ile birlikte ele geçirilen diğer suç unsuru olabilecek malzemelere (hassas terazi, kâğıt, poşet, makas vs.) dikkat çekilerek ticaret fiilinin varlığı tespit edilmeye çalışılmıştır.

Peki bu belirlemelerin aksi olabilir mi? Yani uyuşturucunun paketlenmiş halde bulunması her zaman ticaretin varlığını mı ispat edecektir? Tabi ki hayır. Fail, içmek için çok fazla paketlenmiş uyuşturucu alabilir, bunu satıcıdan aldıktan sonra “zula” diye tabir edilen yere götürürken (depolamak amacıyla) veya evine götürürken yakalanabilir. Bu durumda, failin yakalattığı miktar eğer uyuşturucunun cinsine göre kullanım sınırını geçmiyorsa, ticaretten bahsetmek mümkün olmayacaktır. Yine uyuşturucunun yakalandığı yerde poşet, makas gibi malzemelerin bulunması, eğer uyuşturucunun içimi ile ilgili ise, o zaman yine ticaretten bahsetmek için daha çok delile ihtiyaç duyulacaktır.

Kısacası tüm deliller birlikte değerlendirilerek içicilik ve ticaret fiilinin dikkatli bir şekilde mercek altına alınması gerekmektedir. Ama maalesef uygulamada gerek kolluk gerek savcılık gerekse de mahkemeler, uyuşturucu suçlarını bir “idari işlem” gibi incelemekte, gerekli araştırmaları yapmamakta ve karar vermektedirler. Ama bazı deliller vardır ki, izahı çok zordur. Yakalanan kokainin yanında hassas terazi var ise, bunu açıklamak pek mümkün olmamakta, yapılan açıklamalara da pek itibar edilemeyecektir. Çünkü hassas terazi, doğrudan doğruya uyuşturucu ticaretinin göstergesidir.

Netice itibariyle, bir uyuşturucu yakalanmışsa, yakalamanın yapılması öncesi ve sonrası, olay yeri, failin durumu, failin geçmişi, elde edilen delil niteliğindeki veriler çok iyi incelenmeli ve buna göre karar verilmelidir.

                       

YORUM GÖNDER

ZİYARETÇİ YORUMLARI

BENZER KONULAR

BAM, Ceza Alan Sanığa Doğrudan Beraat Kararı Veremez!

Google Haritalar Uygulamasına Göre Yapılan Mesafe Ölçümü Danıştay'ca Kabul Gördü!

Yargıtay'a Göre "Hakaret Suçu"

Avukat Asistan Çalışıyor

Avukatların Reklam Yasağı (Bir Kurt Masalı)

Kim Verdi Lan Bu Kararı?! (Ayakkabı Silah Sayılır Mı?)

Kişisel Veriler ve Korunması

Adli Yardım Başvuru Formu

Suçlu Olduğunu Bile Bile Nasıl Suçluları Savunuyorsun?

GİZLİ TANIK MI, KİMLİĞİNİ GİZLEYEN BİR TANIDIK MI?

CEZA YARGILAMASINDA İSPAT VE DELİL KAVRAMLARI

"AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS Mİ?" "GÜLE GÜLE ÖMER'İM, GÜLE GÜLE"

ÇHD/HHB DAVASI VE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

MAFYA-DEVLET-YARGI

UYUŞTURUCU TİCARETİNİN ENDOPLAZMİK RETİKULUMLARI

8. PAKET DİYE ANILAN YENİ KANUN TEKLİFİNDE NELER VAR?

GENEL AF VERİLECEK Mİ?

İSTİNAF KANUN YOLU İLE İLGİLİ SORULAR