SON 30 YILDAKİ YEREL SEÇİMLERE BAKARAK 2024 YEREL SEÇİMLERİNİ OKUMAK
SON 30 YILDAKİ YEREL SEÇİMLERE BAKARAK 2024 YEREL SEÇİMLERİNİ OKUMAK
0 Yorum
2279
06-03-2024

Yerel seçimler yaklaşıyor. Bu seçimlerde kim hangi belediyeyi kazanır meselesi zaten tüm platformlarda tartışılıyor. Biz burada başka bir açıdan olaya bakacağız.

Siyasi partiler açısından son 30 yılda yapılan yerel seçimler açısından incelendiğinde, bu seçimler için siyasi partiler açısından ne diyebiliriz, ona bakacağız.

1994 YEREL SEÇİMLERİ

DYP                      % 21,4

ANAP                   % 21,1

RP                         % 19,1

SHP                     % 13,5

DSP                      % 8,8  

MHP                    % 8,0  

CHP                     % 4,6

BBP                      % 1,3

27 Mart 1994'te düzenlenen yerel seçimlerdir. Refah Partisi 28 ilde, Anavatan Partisi 14 ilde, Doğru Yol Partisi 11 ilde, Sosyaldemokrat Halkçı Parti 10 ilde, Milliyetçi Hareket Partisi 8 ilde, Cumhuriyet Halk Partisi 5 ilde seçimleri kazanmıştır.

Görüldüğü üzere, sağ partilerin ezici üstünlüğü çok açık ve net bir şekilde görülmektedir.

94 seçimlerinin büyükşehirler için 2 önemli özelliği vardır.

Birincisi, İstanbul’da Recep Tayyip Erdoğan RP’nin adayı olarak bu seçimde Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur. İkincisi ise Ankara’da Melih Gökçek’in 23 yıllık belediye başkanlığı dönemi bu seçimle başlamıştır. 

Bu seçim sürecinde DYP ve SHP koalisyonu ile 50. hükümet görevdedir. Bu seçimden yaklaşık 18 ay sonra hükümet değişikliği olmuştur. Yani bu seçimde elde edilen verilen, koalisyon hükümetini olumsuz etkilememiştir. Ancak Refah Partisi’nin belediyelerdeki başarıları, yükselişini artık açıkça ortaya koymaya başlamıştır.

1999 YEREL SEÇİMLERİ

DSP                      % 18,70            

MHP                    % 17,17            

FP                          % 16,48            

ANAP                   % 15,03            

DYP                      % 13,21            

CHP                     % 11.08            

HDP                     % 3,48

BBP                      % 1,72

18 Nisan 1999'da erken genel seçimler ile düzenlenen yerel seçimlerdir. Milliyetçi Hareket Partisi 21 ilde, Fazilet Partisi 16 ilde, Anavatan Partisi 13 ilde, Cumhuriyet Halk Partisi 11 ilde, Demokratik Sol Parti 9 ilde, Halkın Demokrasi Partisi 7 ilde, Doğru Yol Partisi 3 ilde seçimleri kazanmıştır.

94 yerel seçimleri sonrasında birçok önemli siyasi olaylar yaşanmıştır. Bu yaşanan siyasi olaylar, kartların tekrar karılmasını sağlamıştır.

28 Şubat 1997’de post modern bir darbe yapılmış, RP siyasi sahneden silinmiştir. Bu süreç Milli Görüş tabanına büyük bir darbe vurmuştur. RP yerine kurulan FP ise, RP kadar Milli Görüş tabanını temsil edememiş, 28 Şubat darbesinden kaynaklı ağır darbeden tam olarak toparlanamadan seçime girmiştir.

Ayrıca iki yerel seçim arasında gerçekleşen bir diğer siyasi olay ise PKK isimli bölücü örgütün sözde lideri bebek katili Abdullah Öcalan isimli hainin 15 Şubat 1999 tarihinde yakalanmasıdır.

Görevde 56. hükümet vardı ve DSP; 28 Mayıs 1999 tarihine kadar ülkeyi yönetmek için geçici ve azınlık olarak hükümet görevini yaparken bölücü başının yakalanması, Ecevit’in tecrübesi ve tüm halk tarafından sevilen kişiliği ile bu süreçten karlı çıkmayı başarmıştır. Böylece görüldüğü üzere DSP, 99 yerel seçimlerinde büyük bir yükseliş sağlamıştır.

Aynı şekilde bölücü başının yakalanması, ülkede yükselen milliyetçilik damarının yansıması olarak MHP, tarihinin o zamana kadarki en yüksek oy potansiyeline ulaşmıştır.

Bu seçimlerden okuduğumuz diğer hususlar ise DYP, ANAP gibi partilerin artık siyasi arenadan silinmeye başlaması ile HDP’nin siyaset sahnesinde yükselmesidir. CHP ise 94 yerel seçimlerine göre oyunu % 7’ye yakın artırmıştır.

Yerel seçimlerle birlikte yapılan genel seçimlerde de durum aynı olup, 99 genel seçimlerinden sonra DSP-MHP-ANAP koalisyonu ile 57. Hükümet kurulmuş, 28 Şubat tecrübesi hala taze olduğundan FP ile hükümet kurulmamıştır.

2004 YEREL SEÇİMLERİ

AKP                      41,67

DYP                      9,96

CHP                     7,15

MHP                    6,72

SHP                      5,15

SP                         4,02

GP                         2,6

ANAP                  2,5

DSP                      2,11

Bugüne kadar yansıyan siyasi portrenin temelleri 2002 yılında yapılan genel seçimlerde atılmıştır. Bugünün siyasi hayatını anlayabilmek için 2001-2002 yılları arasında Türkiye’de gerçekleşen olaylara iyi bakmak gerekmektedir.

RP’nin kapanması ile kurulan FP’nin milli görüş tabanını tam olarak bünyesinde toplayamadığını yukarıda belirtmiştik. FP’nin de RP gibi kapatılması, milli görüş tabanını tamamen başka arayışa yöneltmiştir. İşte tam bu dönemde “milli görüşün prensi” olarak bilinen ve tüm Türkiye’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan dolayı tanıdığı Recep Tayyip Erdoğan, cezaevinden çıkmış ve aktif siyasete geri dönmüştür. Cezaevine girmesinin “haksızlık” oluşturduğuna inananlar, RP-FP döneminde tabanın başsız kalması, Necmettin Erbakan’ın siyasi yasaklı olması nedeniyle etkisini gösterememesi gibi birçok nedenin birleşimi ile Tayyip Erdoğan artık milli görüşün gönüllerdeki lideri haline gelmiştir.

Bu arada başbakan Bülent Ecevit’in sağlık problemleri, ekonomik krizin baş göstermesi gibi nedenler ile 2002 yılında erken seçim yapılarak, Tayyip Erdoğan ve milli görüşün ağır topları tarafından kurulan Ak Parti, büyük bir oy alarak birinci parti olmuş, %10 seçim barajı nedeniyle meclis iki partili hale gelmiştir.

İşte 2002 yılındaki bu oy patlaması 2004 yerel seçimlerde oy oranının bu şekilde yansımasını sağlamıştır. Güçlü ve tek başına iktidar Ak Parti, yerel seçimlerde de ağırlığını göstermeye başlamıştır.

2009 YEREL SEÇİMLERİ

AKP       38,39

CHP     23,08

MHP     15,97

DTP      5,70

SP          5,20

DP         3,84

DSP      2,85

BBP      1,15

2002 genel ve 2004 yerel seçimlerde AKP’nin bir patlama şeklinde oylarını artırması ile başlanan süreç, 2009 yerel seçimlerde de kendini göstermiştir. Fakat 5 yıllık yerel seçim döneminde diğer partiler de yeni oluşan siyasi ortama ayak uydurmaya başlamış, 2002 ve 2007 genel seçimlerden gelen durumu iyi okuyarak, pozisyonlarını düzeltmeye başlamışlardır.

2004 yerel seçimlerine göre nispi olarak %3 oy kaybına uğrayan AKP için bu çok da bir anlam ifade etmese de, CHP’nin % 4,85, MHP’nin % 5,52 oranında oylarını yükseltmesi dikkat çekicidir.

Fakat 2004 yerel seçimleri, AKP’nin merkez hükümetteki gücünü yerel seçimlere koşulsuz yansıttığını göstermektedir.

2014 YEREL SEÇİMLERİ

AKP       43,40

CHP     25,62

MHP    17,62

BDP      4,52

SP          2,42

2014 yerel seçimlerinde, görüldüğü üzere AKP, CHP ve MHP açısından oy oranında yükselişin olduğu bir seçim olmuştur. BDP ise HDP ile Kürt oylarını bünyesinde toplamayı başarmış aynı zamanda da sosyalist oyların da adresi haline gelmeye çalıştığı bir yola girdiğini göstermiştir.

Merkezi hükümette bir değişiklik olmayan 2014 yerel seçimlerinde de AKP ezici bir çoğunluktadır.

2019 YEREL SEÇİMLERİ

AKP       42,72

CHP     28,57

MHP     8,12

İP           7,30

HDP     5,84

SP          2,84

Son yerel seçimlerdeki dağılım ise gerçekten pek de şaşırtıcı değildir. AKP’nin %1’i dahi bulmayan düşüşü göz ardı edilebilirken, CHP’de gerçekleşen % 2,95 artış dikkat çekicidir. MHP’de gerçekleşen düşüşün ise İP’ye oyların kaydığını rahatça gösterebilmektedir. 2019 yılı seçimlerinde AKP’nin Ankara ve İstanbul’u kaybetmesi, MHP’nin ise büyük oy kaybına uğraması, bir yandan ittifaka dayandırılabilse de işin esasında merkezi yönetime getirilen sert eleştiriler, 2019 yerel seçimlere düşüş olarak yansımıştır.

2024 MART SEÇİMLERİNDE NE OLUR?

Ülkemizde son 30 yılda gerçekleşen seçimlerin bize gösterdiği temel noktalar şunlardır:

  • Her genel seçim yerel seçimle paralellik göstermektedir.
  • Merkezi hükümette bulunan partiye/partilere karşı eleştiri ne kadar yüksekse, yerel seçimlerde bu partinin/partilerin oy kaybı o kadar yüksek olmaktadır.
  • Yerel seçimlerde adayların şahsı ne kadar önemli ise partilerin de aynı etkide önemli olduğu görülmektedir.
  • AKP’nin 2004 yerel seçimlerden bu yana oy oranında çok büyük değişiklik yaşanmamış, oylarını korumayı başarabilmiştir.
  • Yerel seçimlerde en büyük oy düşüşü MHP’de olmuştur ve özellikle İP’nin kuruluşu bunda büyük etki sahibi iken ZP’nin de 2024 seçimine katılıyor olması MHP açısından büyük bir handikaptır.
  • Aslında 2004 yılından bu yana oylarını en iyi artıran parti CHP’dir. CHP, her ne kadar başarısız olarak lanse edilse de oylarının hem oranını hem de kazandığı büyükşehirler başta olmak üzere il ve ilçe belediye başkanlıkları giderek artmıştır.
  • Son yapılan cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimleri sonuçları 2024 yerel seçimlere “oy oranı” bakımından az çok yansıyacağı açıktır.
  • CHP’deki parti yönetimindeki değişikliğin sandığa olumsuz yansıyacağı açıktır. Zira CHP, kemikleşmiş bir yapıya sahip olduğundan, Kemal KILIÇDAROĞLU ekibinin CHP’nin oy kaybetmesine neden olacağı artık açıkça görülmektedir. Fakat bu kaybın yüzde 2-3 oranını geçmeyeceği sanılmaktadır.
  • Son genel seçimlerde oluşturulan Millet İttifakı’nın tamamen dağılması, Cumhur İttifakı’nda ise çok büyük bir değişiklik olmaması, yine 2024 yerel seçimleri için Millet İttifakı’nı oluşturan partiler için büyük bir handikap niteliğindedir.
  • AKP’nin 2019’da kaybedilen büyükşehirleri tekrar kazanmak ve eldeki büyükşehirleri korumak için büyük çaba sarfettiği görülmektedir. CHP’nin ise kazanılan büyükşehirleri kaybetmemek ve diğer büyükşehirleri de zorlamak için bastırdığı açıktır. Fakat bu yarışta AKP’nin merkezi hükümette bulunması nedeniyle bir adım önde olduğu düşünülse de merkezi hükümete yöneltilen eleştirilerin yoğunluğu CHP’nin elini güçlendirmektedir. Fakat CHP tabanından CHP yönetimine yöneltilen en büyük eleştiri, AKP’nin tarihindeki en sesli şekilde karşı çıkıldığı bu dönemdeki avantajı CHP’nin, yanlış adaylar belirleyerek ve partide Ekrem İMAMOĞLU’nun tek adam düzeni kurmaya çalışması yönündeki girişimleri nedeniyle olması gerektiği kadar kullanamadığıdır.
  • 2024 yerel seçimlerinde partilerin oy oranlarında, son genel seçimlerdeki oy oranıyla az çok aynı olacağı görülmektedir.
  • İstanbul üzerinde büyük bir çekişme yaşandığı açık olup, AKP adayının CHP adayına göre daha şanslı olduğu açıkça görülmekte ise de Ekrem İMAMOĞLU’nun Murat KURUM’a göre seçimi kazanmak için çok daha büyük hatta “ölüm-kalım” mücadelesi diyebileceğimiz bir mücadele verdiğini açıkça görebilmekteyiz. KURUM’un bürokrat kişiliği ve seçime daha teknik açıdan ve projeler üzerinden yaklaştığı ancak İMAMOĞLU’nun daha klasik ve kendine özgü bir strateji izlediğini fark etmekteyiz. İstanbul halkının ise projelerden çok partici, somut verilere dayalı ve ekonomik verilere göre oy kullandığına tarih şahittir.

Netice olarak; 2024 yerel seçimlerinde yine en yüksek oyu AKP’nin daha doğrusu Cumhur İttifakı’nın alacağı, büyükşehirler hariç diğer yerlerde çok büyük değişiklikler olmayacağı, bu yerel seçimlerin sonucu ne olursa olsun herhangi bir “erken genel seçim”e neden olmayacağı/olamayacağı, bu yöndeki iddiaların tamamen hayal ürünü olduğu ve her yerel seçimde dile getirildiği, yerel seçimleri sadece aktif siyasette yer alanlar ve onlardan nemalanan kişilerin abarttığı, halkın ise bu konuda çok da hassas olmadığı, özellikle ekonomik anlamda ülkede yaşanan sıkıntıların artık seçimlere karşı olan ilgiyi azalttığı, yerel seçimlerde verilen oylarla ekonomi politikalarının değişmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle 2024 yerel seçimlere katılımın da çok olmayacağını söyleyebiliriz.

YORUM GÖNDER

ZİYARETÇİ YORUMLARI

BENZER KONULAR

Joe Biden'in Değil Siyonizmin Yükselişi

Dogecoin Hakkında

Erken Seçim Tartışmaları, Tarihçesi ve Sonuçları

TÜRKİYE "BİR NATO ÜLKESİ" Mİ YOKSA "NATO'NUN BİR ÜLKESİ" Mİ?

ADANA'DA UYUŞURUCU İLE MÜCADELE

6 ARALIK, YILBAŞI, NOEL BABA VE AZİZ NICHOLAOS

MAFYA AVUKATLIĞINDAN AVUKAT MAFYALIĞINA

YİNE YENİ YIL YİNE AYNI YATIRIM TAVSİYELERİ

MUSA PEYGAMBER DİYE BİRİ VAR MI?

DEPREM, ORGANİZE OLAMAMAK VE SONUÇ

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN YÜKSELİŞİ

NEDİR BU DİLAN POLAT OLAYI?

SON 30 YILDAKİ YEREL SEÇİMLERE BAKARAK 2024 YEREL SEÇİMLERİNİ OKUMAK

2024 YEREL SEÇİM SONUÇLARI ÜZERİNE

MİLLİYETÇİLİK VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ NE DEĞİLDİR?

İKİNCİ 31 MART VAKASI: TARİH TEKERÜRRÜR MÜ ETTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR?

PATLAYAN BİR BALON: İRAN