MAFYA-DEVLET-YARGI
MAFYA-DEVLET-YARGI
0 Yorum
37023
17-12-2022

Mafya, en basit anlamıyla ve günümüzde büründüğü manasıyla, organize halinde suç işleyen tüm yapılanmalara genel olarak verilen isimdir. Bu vasıflandırma yanlış olsa da artık bu konuda pek yapabilecek bir şey kalmamıştır.

Hukuk; kanunlarla düzenlenen tüm suçlarla mücadele etmekte etkin bir yöntem üretmek yükümlülüğü altındadır. Adaletin tecellisi ancak bu şekilde gerçekleşir.

Ancak mafya gibi organize yapılar, hukukun bu etkinliğini sağlayacak uygulayıcıları sindirmek, korkutmak ya da devre dışı bırakmak için tüm yolları mübah görerek, amaçlarına ulaşmaya kitlenirler. İşte tam bu noktada güç savaşı başlar.

Devlet gücü, yargının ne kadar arkasında olursa, mafya o kadar zayıf kalır. Mafya yapılanmalarına karşı hâkim, savcı ve hatta avukatların dahi (özellikle Adana gibi suçun yoğun olduğu yerlerde) devlet gücünü mafya yapılanmalarına karşı bir güç olarak görebilmesi durumunda ancak hukuki süreç işleyebilecektir.

Süreç sadece ülkemizde değil dünyanın her yerinde maalesef bu aşamaya gelmiştir. Sicilya örneği, uluslararası ilişkiler, organize yapılar hatta mafya içerisinde birçok organize yapının birlikte yer alması gibi hususların tarihi sürecinin, çok kanlı bir nama sahip olduğu açıktır. Gelinen noktada sorun nasıl çözülecektir?

Organize yapıların en önemli ayaklarını “siyasi-yargısal ilişki”ler, “para” ve “insan sayısı” oluşturmaktadır. Devlet, öncelikle bu ayakları koparıp atmalıdır.

Kara para ile mücadele ve bu konuda çıkarılan kanunlar ve uluslararası anlaşmaların amacı budur. Ulusal ve uluslararası düzeyde organize yapıların sona erdirilmesi için yapılan bu girişimlerde belli bir aşamaya ulaşıldığı ama istenilen aşamaya gelinemediği açıktır.

Siyasi ve yargısal ilişkiler ayağına gelince, bu konuda maalesef pek bir yol alınamamıştır. İlişkiler ispatlanıp birçok irtibat sona erdirilmiştir ancak bu “bataklıkla” değil “sivri sinekler” ile mücadele babında değerlendirilebilir. Zira, işin köküne inebilecek bir siyasi irade, en azından ülkemizde pek görülmemiştir. Çünkü organize yapıların özellikle son yıllarda şirketleşmesi/vakıflaşması, insan sayısı bakımından azımsanmayacak bir sayıya ulaşmış olmaları bilinen bir gerçektir. Bu da siyasiler tarafından organize yapıların “oy” deposu olarak değerlendirilmesine neden olmuş ve ilişkiler bu nedenle hep sıcak kalmıştır. Aşiretler, organize yapılar ve hemşericilik temelli feodal birliktelikler, yerini vakıflara, sivil toplum kuruluşlarına ve şirketlere bırakmıştır. Ama zihniyet aynıdır: Başta kim var ise onun dediği partiye oy verilir.

Hâkim ve savcıların terfilerinin, görev yerlerinin ve yargı personelinin özlük haklarının düzenlendiği-değiştirildiği mevcut tek yapı HSK olduğundan ve HSK’ya Adalet Bakanı’nın veya müsteşarının başkanlık etmesi, yargının direkt olarak siyasi iradenin tahakkümü altında olduğunu açıkça göstermektedir. Dolayısıyla siyasi iradeye nüfuz eden herkes, dolaylı yoldan yargıya da nüfuz edebilir. Bunu inkâr etmek mümkün değildir.

İşte fotoğrafı kısaca bu şekilde ortaya koyduktan sonra şunu söylememiz doğru olacaktır: Organize yapılar, siyasi iradeye nüfuz ettikçe, hem kara paranın önlenmesine dair girişimlerde, hem de organize yapılar tarafından işlenen suçlarda etkin bir soruşturma ve yargılama yapılamayacaktır.

Peki çözüm nedir? Çözümler, olaylara bakış açısına göre değişir. Eğer bu işin çözülmesini istemiyorsanız “O zaman siyasileri ortadan kaldıralım, krallık-padişahlık sistemi geri gelsin” diyerek çözüm üretiyormuş gibi görünüp, mevcut statükonun devamını sağlamaya çalışırsınız.

“Cezaları artıralım” derseniz, bugüne kadarki tecrübelerle sabittir ki suçlara yönelik cezaların ve infaz sürelerinin uzatılmasının bir faydası olmamıştır ve bu yolla suçlarda bir azalma olmadığını görmezden gelmiş olursunuz.

Örnekler çoğaltılabilir. Bizce şu an için en etkin çözüm “Suçu önleme” üzerinde daha fazla durmakta yatmaktadır. Öncelikle “suçu önleme” kurullarının çalışmalarına hız verilmeli, bu alanda iyi eğitim almış insan sayısı artırılmalı, bu kişiler istihdam edilmeli ve bu konudaki uygulamaların daha etkin bir şekilde hayata aktarılması gerekmektedir. Organize suç yapılanmalarının oluşum şekilleri sınırlı sayıdadır ve artık bilinen yöntemler izlenmektedir. Böyle olunca, işin başlangıcında çeşmenin başı tutulabilir. Ondan sonra profesyonel ekiplerin “suçu önleme” teorisini pratiğe geçirerek sorunlar önlenebilir. Bir organize suç yapılanması (mafya, çete, suç örgütü vs.) daha yeşillenmeye başladığı an takip edilmeye başlanır ve aşamalarda kontrol altına alınarak tüm hareketlilik tespit edilebilir. Yapılan girişimlerle yapılanma daha başta tıkanabilir, ilerlemesi engellenebilir.

Mafya artık hukuktaki boşlukları kullanmanın zahmetine katlanmıyor. Mafya tipi yapılanmalar artık hukuku hiçe sayıp suç fiillerinden yargılanmamaya çalışıyor ya da yargılansa dahi örgüt bünyesinde bir kurban verip tüm suçu onun üzerine yıkarak yoluna devam etmek istiyor. Bunun farkına varmanın zamanı geldi ve hatta geçti bile…  

 

YORUM GÖNDER

ZİYARETÇİ YORUMLARI

BENZER KONULAR

BAM, Ceza Alan Sanığa Doğrudan Beraat Kararı Veremez!

Google Haritalar Uygulamasına Göre Yapılan Mesafe Ölçümü Danıştay'ca Kabul Gördü!

Yargıtay'a Göre "Hakaret Suçu"

Avukat Asistan Çalışıyor

Avukatların Reklam Yasağı (Bir Kurt Masalı)

Kim Verdi Lan Bu Kararı?! (Ayakkabı Silah Sayılır Mı?)

Kişisel Veriler ve Korunması

Adli Yardım Başvuru Formu

Suçlu Olduğunu Bile Bile Nasıl Suçluları Savunuyorsun?

GİZLİ TANIK MI, KİMLİĞİNİ GİZLEYEN BİR TANIDIK MI?

CEZA YARGILAMASINDA İSPAT VE DELİL KAVRAMLARI

"AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS Mİ?" "GÜLE GÜLE ÖMER'İM, GÜLE GÜLE"

ÇHD/HHB DAVASI VE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

MAFYA-DEVLET-YARGI

UYUŞTURUCU TİCARETİNİN ENDOPLAZMİK RETİKULUMLARI

8. PAKET DİYE ANILAN YENİ KANUN TEKLİFİNDE NELER VAR?

GENEL AF VERİLECEK Mİ?

İSTİNAF KANUN YOLU İLE İLGİLİ SORULAR